Tanıtım
Anadolu'nun topografyasına ve bitki örtüsüne bakarak
Rize'yi
tahmin etmek olanağı yoktur.
Rize
Anadolu'ya
oranla daha
engebeli sarp ve haşindir. Bitki örtüsü yer karası görülmeyecek kadar gürdür.
Kıyı şeridi ve iç kesimler değişik tonuyla adeta yeşile boğulmuştur. Rize
flora olarak da dünyada ün yapmıştır. 20 civarında endike bitki Rize'de
yetişmektedir.
Kıyı şeridi yanında iç kesim, o arada dağ ve yaylalar apayrı bir görüntü ile
bu tabloyu tamamlamakta geleneksel köy
ve yayla ev mimarisi doğayı etkileyici bir zenginlik katmaktadır.
Rize'yi gezip görenler umduklarından daha zengin ve her yönüyle
büyüleyici doğa ile karşılaşırlar. Rize'ye gelen
dağcılar Doğu Karadeniz'in yüksek zirvesi "KAÇKAR' lara çıkabilmekte, dünyanın
en ünlü balını "ANZER"de
tadabilmekte "AYDER"
kaplıcalarından yararlanabilmektedir.
Kısaca tüm bu özellikleri ve güzellikleri görebilmek için ilgi duyan
herkese "RİZE GEZİSİ" ni öneriyoruz.
Pontus
Krallığı döneminde "SANNİKA" Roma imparatorluğu döneminde "Pontus Polemoniacus",
Osmanlı imparatorluğu ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde "LAZİSTAN"
olarak anılan Rize'nin bugünkü adının nereden geldi yolunda farklı rivayetler
vardır. Bir görüşe göre yunanda da pirinç anlamına gelen "Rhizos" ya da
Rumcada dağ eteği anlamına gelen
Rhiza
sözcüklerin değişime uğrayarak Rize olduğu şeklindedir. Bir diğer görüş ise
Osmanlıca'da kırıntı, döküntü anlamına gelen "Rize" kelimesinin aynen
kullanımıyla ilin adını aldığıdır.
Rize'nin yazılı tarihine ilişkin dolaysız bilgiler, Ege'de yaşayan
Miletos'lu denizcilerin yöreye yaptığı seferlerle başlar. M.Ö. 670'lerde
Milatos'ların Karadeniz kıyılarında kurdukları Kolonileri Rize'ye kadar
uzattıkları biliniyor. Med ve Persler'in de istilasına uğrayan bölge daha bu
dönemde lyonlulann dolayısıyla
Grek Kültürünün
etkisine
girmiştir.
İlkçağlarda Pontus Krallığı'nın egemenliğine giren Rize yöresi 11. yy.'a
kadar islâmi akımların etkisi dışında kaldı. 11. yy. da Büyük Selçuklular'ın
yükselme döneminde
Melikşah'ın
(1072-1092) hakimiyeti altına girdi, ancak 1. Haçlı Seferinde (1096-1099) tüm
Karadeniz kıyılan gibi Rize'de önce Bizans, daha sonra da Trabzon Rum Pontus
Imparatorluğu'na katıldı. 1461' de Sultan Mehmet tarafından
Trabzon
ile birlikte Osmanlı sınırları içine alındı. Bu yıllarda, Rize'nin Trabzon
eyaleti Batum Gonya Sancağı içinde yeraldığı biliniyor. 19. yy.'ın ikinci
yarısında Trabzon eyaletinin bir sancak merkezi olan Batum Rusya'ya
bırakılınca Rize sancak merkezi oldu. Birinci Dünya Savaşında Ruslar
tarafından işgal edilen Rize 2 Mart 1918'de işgalden kurtuldu ve 1924'de İl
Merkezi oldu.
Doğu'da
Artvin,
Güneyde
Erzurum
ve
Bayburt,
Batıda
Trabzon
ve Kuzey'de Karadeniz ile sınırlı olan Rize, çok engebeli
bir arazi yapısına sahiptir. Deniz kenarlarındaki dar vadi ağızları hemen
hemen hiç yoktur. Yüksek rakımlı tepeler arasındaki
en yüksek nokta olan
Kaçkar
(3932 m.) yaz-kış kar tutar. Kaçkar Dağının doğal yapısı birçok kış sporu
yanında, trekking ve dağcılık içinde topografyaya sahiptir. Dağ kayak için
Kaçkarlar doğal bir pist görünümündedir.
Rize ili topraklan Kuzey Anadolu kıyı dağlarının yüksek kesimlerinden
doğarak Karadeniz'e dökülen irili ufaklı birçok
akarsu ile bölünür. En önemlileri Fındıklı Deresi, Büyükdere, Pazar Deresi,
Karadere, İyidere ve
Fırtına Deresi'dir.
Bu dereler çeşitli yerlerde şelalelerle süslenir.,
Alabalık
cinsinin en iyileri bu derelerde yetişir. Rize'deki göller, dağların yüksek
kesimlerinde buzulların aşındırması neticesinde oluşmuş buzul göllerdir. Bu
göller
Çamlıhemşin
ve
Ikizdere'nin
sahip olduğu doğa harikalarıdır.
Rize'de kışlar ve yazlar ılık geçer. Yıllık sıcaklık ortalaması +14°
civarındadır. Bölge Türkiye'nin en çok yağış alan yeridir. Yılda m2'ye 2510 kg
yağış düşer. Bu iklim özelliklerine göre yörede Akdeniz bitkileri turunçgiller
ve
çay
yetişir. Ormanlarda en çok kayın, meşe, kestane,
ıhlamur,
ladin,
kızılağaç
ve Orman gülü bulunur. Ormanlarda kurt, ayı, yaban domuzu, çatal boynuzlu dağ
keçisi, huş tavuğu ve kuşlar bulunur. Bölge kuş gözlemciliği için de uygun bir
ortam oluşturur.
Rize dik yamaçlı vadileri, doruklara ulaşılabilir dağlan, buzul gölleri,
zümrüt yeşili yaylaları, tarihi kemer köprüleri ve kaleleri, coşkun akan
dereleri ile çok özel bir turizm beldesidir. Kano, deltaplan, dağ, kayak,
trekking gibi bir dizi hoby turizm etkinliğine uygun doğaya, güvenilir ve
içtenlikli bir ortama sahiptir.
a) Yaylalar: Kaçkar sıradağlarının eteklerinde, Çamlıhemşin, Hemşin ve
İkizdere ilçelerinde yoğun biçimde yer alan yaylalar, iyi korunmuş özgün
mimarili evleriyle bulutların ötesinde bir yaşam sunar izleyenlere. Bu
yaylalardan Ayder, Aşağı-Yukan
Kavron ve Anzer yaylaları Turizm Merkezidir.
Bu yaylalar özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri
olur.
b) Dağ Sporları : Kaçkar Dağları Türkiye'nin 4 büyük dağıdır.
Alp dağları silsilesindendir. Yürüyüşler dağ
tırmanışları, için uygun bir ortam oluşturur. Flora ve fauna olarak da çok
özel bir yapıya sahiptir.
c) Kano : Rize derelerinde özellikle Fırtına ve İyidere'de karların eridiği
zamanda "Kano" yapılmaktadır.
d) Termal Turizmi : Doğu Karadeniz'in tek kaplıcası
AYDER'dedir. Çok hastalığa iyi geldiği
kanıtlanan kaplıca ilgi odağıdır. Ayrıca içmece olarak Rize zengindir.
Özellikle
ANDON içmecesi mide ve böbrek hastalıklarına
iyi gelmektedir. Ikizdere Ilıca Köyünde de sıcak su sondaj çalışmaları devam
etmektedir.
e) Kuş ve Kelebek Gözlemciliği : Kaçkar'ların zengin florası yanında kuş ve
kelebeklerin fazlalığı bu etkinliğin yapılmasına fırsat verir. Özellikle
İkizdere Çamlık bölgesi bu aktivite için çok uygun bir ortam oluşturur.
f) Safari : Bu bölge safari için en güzel doğal parkurlara sahiptir.